Ameliyatsız Burun Estetiği

Ameliyatsız burun estetiği eritilebilir dolgularla yapılır. İşlem öncesinde burun açıları belirlenmelidir.

AMELİYATSIZ BURUN ESTETİĞİ

Burun çoğu insanın estetik olarak hoşnut olmadığı ama cerrahi olarak komplikasyonlarını düşünerek değiştirmeye cesaret edemediği bir organımızdır. Dolgu ve kas hareketi engelleyen bir  ürün uygulaması ile burun şeklini değiştirmek mümkündür. Bu işlem ne kadar başarılı da olsa işlemin neticesinde çok büyük bir burnun küçülmeyeceği, yada büyük burun deliklerinin ufaltılamayacağı, etli bir burnun zarif kemikli hale getirilemeyeceği bilinmeli, beklenti bu olmamalıdır. Burun estetiği kararından hemen sonra yüz açıları değerlendirilmelidir. Burun alın açısı, burunun kendi  açısı, burun labial açı değerlendirilmelidir.

HANGİ TİP BURUNLAR BU İŞLEM İÇİN UYGUNDUR ?

Eğri, kemikli, kemik eğriliği olan, ucu yere bakan bütün burunlara cerrahi olmaksızın bu işlem uygulanabilir. Sadece önde eğrilik varsa dolgu, ucu kaldırmak için koyulur. Burada esas olun burun açılarıdır. Alın burun, burun ucu ile dudak üstü ve burun yanı açılarının işlem öncesinde belirlenmesi gerekir. Burun dolgusu bir başka tabirle “profiloplasti  olarak adlandırılmaktadır. Leanardo Da Vinci 15 yüzyılda alın, burun ve çenenin burun analizlerini yaparak bu üç unsurun dış kulağın orta hattından  geçen bir yarıçapın üzerinde olması gerektiğini bildirmiştir.

İŞLEM NE KADAR SÜREDE GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR?

Acıyı engellemek için yapılan lokal uyuşma dahil işlemin toplam süresi yarım saati geçmemektedir. İlk işlem, yüz, burun tabanı ve burun açılarının belirlenmesidir. Dolgu uygulaması yavaş yapılmalıdır. İşlem sırasında deri rengi çok dikkatle gözlenmelidir. Kanlanmanın bozulmasına izin verilmemeli, böyle bir rahatsızlık duyulursa işlem durdurulmalıdır.

İŞLEMDE NE KULLANILIR ?

İşlem eritilebilir kökenli dolgu maddesi ile gerçekleştirilir. Bu maddelerden kaldırma dolgusu olup kemik ve kıkırdak üzerine konulması gerekenler tercih edilmelidir. Kullanılan bütün dolgular eritilebilir olup hoşa gitmeyen bir durumda eritilmeleri mümkün olmalıdır. Burun dolgusu ile ameliyatsız burun estetiği hedefleyenlerin, hekimlerinden mutlaka kullanılacak dolgu hakkında net bilgi almaları ve dolguların eritilebilir olduğunu garanti altına almaları gerekmektedir. İşlem öncesinde mutlak sterilizasyon sağlanmalıdır. Kanlanması az, deri altı yağ tabakası hemen hemen  hiç olmayan bir organ olan burunda, enfeksiyon bu işlemlerde en istenmeyen bir komplikasyondur.

AMELİYATSIZ BURUN ESTETİĞİNİN KALICILIĞI NE KADARDIR?

Ameliyatsız burun estetiği sonrasında kalıcılığı asıl etkileyen şey kullanılan maddeden daha fazla burundaki kan dolaşımı ve vücudun bunu eritme kapasitesidir. Aynı dolgu maddesinin yüze farklı farklı yere konulmada değişik sürelerde kalıcılık gösterdiği bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda kalıcılığın bir seneden üç seneye dek çıkabiliceği bildirilmektedir. İşlemin hemen sonrasında eğer burun köküne de dolgu uygulaması yapıldıysa, burun köküne oturan gözlüklerin sürekli kullanılması önerilmemektedir.

İŞLEMİN KOMPLİKASYONU VAR MIDIR?

Bütün iğneli işlemlerde olduğu gibi iğne yapılan yerde hafif şişlik ve kanamaya bağlı morluk akla ilk gelen komplikasyonlar dahilindedir. Tamamen geçici olup 2 ila 5 gün içerisine bu problemler herhangi bir başka şeye gerek duymaksızın kendiliğinden ortadan kalkabilmektedir. Bunun haricinde bütün dolgu maddelerinin kendi yapılarına ait ortaya çıkabilecek allerjik reaksiyonlar, hemen hiç rastlamasakta ortaya çıkabilecek erken evre komplikasyonları olarak durmaktadır. Böyle bir durumda gereken antiallerjik bir tedavi uygulaması olacaktır.
Enfeksiyon riski siteriliteye tam riayet ile gözükmemekte, olduğu takdirde uygun bir antibakteriyel seçimi ile ortadan kaldırılabilmektedir. Ameliyatsız burun estetiğinde dolgu maddesinin baskısı nedeni ile oluşabilicek kanlanmanın bozulması gibi bir komplikasyon dolgunun eritilmesi ve uygun antibakteriyal tedavinin eklenmesi ili ortadan kaldırılabilmektedir. Böyle bir komplikasyon oluştuğunda, burun bölgesi kanlanmanın az oldugu göz önünde bulundurularak  dolaşımı artırmak üzere tedaviye vazodilatör ajanlar ve ozon tedavisi eklenmelidir.